3 KAFADAR

Köşe yazarı olsaydım “Yazarınız bakıcısız olduğu için yazısını yazamamıştır” ibaresi olurdu bugün gazetede. Temel ihtiyaçlarımı gidermenin lüks olduğu, su içmeyi bile kaçamak gördüğüm bir hafta geçirirken şu an klavye başında olmam mucize aslında:) Bu haftayla ilgili ne hayallerim vardı oysa… Neyse, pozitif olmalıyım, en kısa zamanda iyi birini bulacağım inşallah…

Oğlanların doğum günlerini atlatmanın dayanılmaz hafifliği ve bakıcısız olmanın dayanılmaz ağırlığı dışında bu haftam Kuzikoyla haşır neşir geçti. Her geçen gün farkındalığı ve paylaşımları arttıkça keyif de kat be kat artıyor. Uzun zamandır bir jimnastik merkezi almak istiyordum Kuziko’ya.  Playgro‘nunki cazip geldi ve aldım. Ama eve gelip de kutuyu açınca büyük bir hayalkırıklığı yaşadım. Çok küçüktü! Nitekim Kuzikoyu içine yatırıp da güç bela sığdığını görünce hayalkırıklığım katmerlendi. Birkaç ay sonra oturmaya başlayınca keyfini çıkarır diye kendimi teselli ederken yan korunaklarının hiç de sağlam olmadığını farkettim. Abilerine çekerse ki çok muhtemel tabii, 1 yaşından sonra da içinde oynamak istemez. Keremle Rüzgar’a koca ev dar gelirdi, mümkün müydü onları küçücük alanın içinde tutmak. Neyse ki 6 yaşındaki Rüzgar’a çok eğlenceli geldi bu jimnastik merkezi. Kuzey’in odasına her girdiğinde bir müddet içinde oturup toplarla oynuyor. Yaş ibaresini 6 yaş üstü diye değiştirseler mi ne:-) Kime niyet, kime kısmet, en azından Rüzgar’a yarasın bari. Bu da bana iki ders olsun. Bir, asla denemeden hiçbirşeyin kutusunu atma. İki, annelerin tavsiye ettiği ürünleri kullan.

Kuzey’e niyet, Rüzgar’a kısmet:)

bebek jimlastik aleti

Kuziko, bir süredir oyuncaklara ilgi gösterip gülüyordu. Son birkaç gündür ise tutmaya ve değmeye çalışıyor onlara. Müziksiz oyuncaklar hiç cazip gelmiyor bizim minnoşa. Annelere tavsiyem müzikli, sesli oyuncak tercih etmeleri. Şu sıralar en çok güldüğü Lamaze’in müzikli baykuşu. Kuziko oyuncaklara gülücükler atarken ben de sürekli çekim halindeyim. Bir film çıkar herhalde kayıtlardan.

Baykuşlu oyuncak oturmam odamın kuş konseptine de uydu hani…

baykuslu oyuncak

Kardeşler arasında ideal yaş farkı için çok çeşitli görüşler var ama farkın fazla olmasının da ayrı güzellikleri var bence. 12 yaşındaki oğlum Kerem’in Kuziko’yu sahiplenişi o kadar güzel ki. Rüzgar bebekken o da daha 6 yaşında olduğu için kardeş keyfini ilk başlarda yaşamamıştı. Rüzgar büyüdükten sonra beraber oynamaya başlayınca anladı. Oysa şimdi Kuzeyle kardeş keyfinin tadını tam hakkıyla çıkarıyor. Okuldan gelir gelmez önce Kuziko’yla ilgileniyor. Onun bakımıyla ilgili sorumlulukları üstlenmek için çok hevesli. “Sen gazını çıkar ya da biraz kucağına al” dendiğinde mutlu oluyor resmen. Geçen gün alt açmayı da öğreteyim sana dedim. Büyük bir hevesle geldi yanıma ama gördüğü manzara karşısında “iğrenç” çığlığı atması ve kaçması bir oldu. Olan zavallı Kuziko’ya oldu, garibim çığlıktan o kadar korktu ki içini çeke çeke uzun süre ağladı. Alt açma sorumluluğu bir müddet bekleyecek anlaşılan. Şimdiden bebek mamaları araştırıyor abisi minnoşuma. Kuziko katı gıdaya geçtiğinde yapacaklarını not alıyor yemek tarifi defterine. O günler gelse biran önce de devamlı kek, börek yapacağına, aşcılık merakını bebek tarifleriyle giderse, hem Kuzey’e yarasın hem de bize kalorisiz yaşam olarak yansısın. O kadar da lezzetli yapıyor ki iki gün önce kendi doğumgünü için yaptığı oreolu nutellalı pastanın tadı damağımda hala. Bu gidişle, ancak Kuzey katı gıdaya geçtiğinde ben zayıflayabileceğim.

Keroşum büyüdü de kendi doğum günü pastasını yaptı…

oreolu pasta

Rüzgar ise tıpkı abisinin o doğduğu zamanki modunda. Kuzey’e arada gıdı gıdı yapma dışında kayıtsız. Zamanla değişecek tabii. Kerem-Rüzgar maceralarının tekrarını Rüzgar-Kuzey ikilisiyle  yaşamak müthiş olacak. Bu ikiliye Kerem de eklenince “3 Kafadar” mı “3 Afacan” mı olacaklar göreceğiz bakalım…

IMG_0546

Nisan da geldi, bahar havasının tadını çıkarmaya başlayacağız, bol bol gezeceğimiz için Kuziko şık olmalı:-)

mickeyli bebek kiyafeti