DOSTLUK ÜZERİNE… – 2

dostlukSonunda bu kıymetli dostluk yazısına cevap Kanada’ya göçen kıymetliden geldi. Görünen o ki, insana çok değer verdiği sevdiklerini anlatmak için senelerce edebiyat ve felsefe okumak yetmiyormuş. Hiç de kolay değilmiş (benim hesabıma göre) 33 senelik bu dostluk için hissetiklerimi kelimelere dökmek. Onun içindir ki bu kadar gecikti cevabım, kusura bakmayın canlarım…

Uygun zaman, uygun ortam bekleyeyim derken kendimi (diğer aile fertleri yeni alınan subwoofer’la gümbür gümbür aksiyon filmi seyrederken) bu satırları yazarken buldum. Hahayt! yanında bir de “ev yapımı kahve çekirdekli portakal likörü ve çikolata” olsaydı fena olmazdı hani! Mesaj alındı umarım! Ama ben, annelerimizin elleriyle yaptığı vişne likörünü hiç bir şeye değişmem. Türkiye’ye gittiğimde mis gibi Türk kahvesinin yanında kocaman bir bardakta gelir (çünkü likör bardağı yetmez;-) ), öyle minik bardakta gelirse, getiren cimrilikle ithaf edileceğinden, bir daha da minicik likör bardağında vişne likörü ikram etmeye gözü yemez . Hay Allah! boğazına oldukça düşkün bir kardeşiniz olarak dostluk yerine vişne likörüne odaklandım, ağzımın sulanması da cabası! Hemen konuyu toparlıyorum:-)

dostlukKimileri buna, yaşımızı ele vermeyi göze alarak, 33 senelik dostluk derken, (alnımız açık, hala genciz, güzeliz çoğumuz 45’indeyiz, kimimiz azıcık daha genciz) ömrümüzün yarısından çoğunu birlikte geçirdiğimize göre, ben bize KARDEŞ diyorum. Böyle hissettiğim için de büyük ailemize yeni biri katıldığında kendimi hala-teyze gibi görüyor çok ama çok seviniyorum.

Bizler hem çocukluğumuzu hem de gençliğimizi birlikte yaşadığımız için birbirimize karşı hep yalın, dürüst ve dümdüz olduk. Bu nedendir ki bir araya geldiğimizde kariyerler, karizmalar askıya asılır, çocukluğumuza geri döner, aramızdaki en şişkoya hayali baby shower düzenler, yerlerde yuvarlanır, gönlümüzce deliler gibi güler eğleniriz. Gülerken ağlar, ağlarken güler hatta burnumuzdan kola/şarap bile püskürtebiliriz. Kimse kimseye alınmaz, gücenmez, küsmez, birbirimizi hep çok severiz!

A dostlar, yazılacak çok şey var da, sizleri sıkmadan bir yerde okuduğum sözlerle bu bitirilemez dostluk yazısını noktalamak istiyorum: aynı anne babadan olmasak da “DOSTLAR BİZE TANRININ VERDİĞİ KARDEŞLERİMİZDİR”. Ki bu sözler,  can kardeşim Odil’imin buzdolabında benden hatıra olarak durur hala.

Imza: Soguk Kanada’dan sıcak öpücüklerle , BIR DOST❤️
Ayşegül Sübütay Tınay
dostlukayşe1dostlukdostlukdostluk
dostluk
Bunlar da 2. jenerasyon fındıklardan bir demet, arada eksikler var ama olsun, gönüller hep bir…