SAKİNLİK Mİ, O DA NE?

Son zamanlarda sakin bir hafta geçiremez olduk. Eeee 3 çocukla sakin bir hayat mı bekliyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Doğru tabii:-)

IMG_0584Tam bakıcı krizini aştık derken hastalık engeline takıldık bu hafta da. Sakinlik falan istemiyorum, oğullarım azsın kudursunlar bol bol, yeter ki hasta olmasınlar. Cumartesi Rüzgar’ın gittikçe şiddetlenen öksürüğünün hayra alamet olmadığını hemen anladım. Neyse ki doktorumuz öğleden sonra araya sıkıştırıp muayene edebildi. Teşhis: faranjit. Hemen ilaçlara başladık ama ne yazık ki Kuziko’ya geçmesini engelleyemedik. Bebeğin hasta olması ne kadar da zormuş. Kerem de Rüzgar da 1 yaşından önce hastalanmadıkları için çok şanslıymışım meğer… Benim lokum, sürekli gülücükler atan minnoşum gitti, yerine devamlı ağlayan huzursuz bir bebek geldi. Öksürük değil de burun tıkanıklığı mahvediyor küçüğümü. Serum fizyolojik ve nazal aspiratörle açmaya çalışsak da işe yaradığını söyleyemeyeceğim. Kuziko’yla yapışık yaşıyorum birkaç gündür. Yatağına yatırdığım anda başlıyor ağlamaya, kucakta daha rahat ediyor. Gündüz idare ediliyor da gece tam bir işkence. Gece uykuları düzene girdi diye sevinirken bu hastalık mahvetti gecelerimizi. Rüzgar ise hasta olmasına rağmen okula gitmediği için dünyanın en mutlusu. Sırf bu yüzden iyileşmek istemiyor. Aslında haline bakarsanız bu çocuk faranjit demezsiniz hayatta. Koltuk tepelerinden atlamalar, parendeler derken enerji maksimum düzeyde. Aman öyle olsun zaten. O da Kuziko gibi bitkin ve huysuz olsaydı ne yapardım ben.

Tıklayın, görün!  BU MU HASTA ÇOCUK?!?

Küçüklerin hastalığıyla boğuşurken büyük oğlumun özlemi de ikinci planda kaldı. Pazar sabahı Kerem‘i okulun yürüttüğü Avrupa Birliği projesi için 6 günlüğüne Romanya‘ya uğurladık. İlk yalnız yurtdışı deneyimi olduğu için hepimizde haftalar öncesinden başlamıştı heyecan ve endişe. Ne kadar keyifli vakit geçirdiğinin haberlerini aldıkça biz de bir oh çektik. Yaşıtı çocuğu olan Romen bir ailenin yanında kalmak ve onun okuluna 5 gün de olsa devam etmek çok güzel eşsiz bir deneyim oluyor Keroşa. Gelişimi açısından faydalı olacağına zaten emindim ama ondan bu yönde gelen duyumlarla iyice mutlu oldum. Gene Pollyannacılık yaparsam ufaklıkların hastalığı Kerem için gereksiz vesveselere kapılmama engel olmuş oldu aslında. Pimpirikli bir anne olduğumu itiraf ediyorum. Sakin bir hafta geçiriyor olsaydım her boş kaldığım anda Kerem’le ilgili binbir türlü acaba ile başlayan sorularla yiyip bitirecektim kendimi. Rüzgar ve Kuzey’le dur durak bilmeyen yoğun tempoda ancak Keroşumla sohbete fırsat bulmak bu açıdan pek de fena olmadı açıkçası:-) Bugün öğleden sonra kavuşuyorum inşallah oğluma. En sevdiği yemekler ve pastalar hazır, sabırsızlıkla uçağın iniş saatini bekliyorum. Bakalım neler anlatacak yakışıklım…

Kerem Romanya’da içtiği çorbanın resmini gönderdi. Evde önüne koysam kıyamet kopardı:) Yeni tatlar denemesi çok sevindirici…
IMG_0587Keroşum en önde ne kadar da mutlu. Eşsiz bir deneyim olacak.IMG_0588

Bahar özlemim artık doruklarda. Bu nasıl bir nisan böyle, hava kıştan soğuk sanki. Bari bu haftanın bebiş kıyafeti de kış havasına uysun. Hastalıksız, güzel havalarla ısındığımız, keyifli bir hafta bekliyor olsun hepimizi…IMG_0586